Covid-19 sağlık krizinin üniversiteler üzerindeki etkisi: Online eğitime uyumun fayda-maliyet analizi


Tüm dünya Covid-19 sağlık krizi ile mücadele ediyor. Bu süreçten en fazla etkilenen alanlardan bir tanesi eğitim oldu. Eğitimde öğrenme eksiklikleri, kayıp nesil tartışmaları sürüyor. Öğretim üyeleri derslerinin sıkıcı geçtiğinden dem vuruyor. Öğrenciler-veliler online eğitime geleneksel yüz yüze eğitim kadar ücret ödememeleri gerektiğini her platformda dile getiriyor. Elbette tüm taraflar açısından online eğitime uyumun maliyeti var. Peki, “Bir musibet (felaket) bin nasihatten iyidir (yeğdir, evlâdır)” atasözünde olduğu gibi Covid-19 sağlık krizi, üniversiteler açısından gelecek için olumlu bir uyum/geçiş şansı doğurur mu? Gelin bu soruya yanıt vermeye çalışalım…

Kezban KARABOĞA/www.egitimsayfasi.org

Online eğitim geleneksel yüz-yüze eğitimin kalıcı bir parçası olacak gibi gözüküyor. Tam bir değişim süreci içindeyiz. Sorular çok. Örneğin: Online eğitimden en etkin nasıl faydalanılır? Üniversitelerde online eğitim-öğretim kısa, orta ve uzun vadede farklı kesimleri ne yönde ve ne ölçüde etkileyebilir? Bu iddialı soruları Türk-Alman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykut Kibritçioğlu’na yönelttim. Doğrusu Prof. Kibritçioğlu, sorularıma kapsamlı bir araştırmaya öncülük edecek yanıtlar verdi. İlgilisinin

merakla okuyacağı ‘Genel Bir Analiz Çerçevesi’ çizdi. Online eğitimde tarafların; öğrenci, öğretim üyesi, üniversite yönetimi, veliler ve diğer tüm kişi ve kurumların süreçten nasıl ve hangi yönde etkilenebileceğini kapsamlı olarak gösterdiği, özenle hazırlanmış bir tabloyu da benimle paylaştı. Meraklısı için bu tabloyu aşağıda sunuyorum. Şimdi gelelim Prof. Kibritçioğlu’nun yanıtlarına… İlk elden online eğitimin dünyada ve Türkiye’de yüz yüze eğitimin yerini tümüyle alacağını düşünmediğini belirten Prof. Kibritçioğlu, “Zaten almamalı da. Diğer yandan üniversitelerdeki derslerin küçümsenmeyecek bir kısmının örneğin YÖK düzenlemelerine göre Türkiye’de en az %10, en çok %40’ının önümüzdeki yıllarda online/uzaktan verilmesi gündemde” dedi.

Uzun vadede uzaktan öğretimin payının %40’a kadar çıkabilmesi ile ileride pek çok firma, kurum ve kuruluşun artık “ev ofisi” uygulamasına geçmeyi eskisinden çok daha ciddi bir biçimde düşünmeye başlamış olması nedeniyle, aslında gelecek için olumlu bir uyum/geçiş şansı elde edilebilmesini mümkün kıldığını anlatan Prof. Kibritçioğlu, “Bu bakımdan gerek dünyada gerekse ülkemizde, üniversite yönetimlerinin konuyu ‘Genel Bir Analiz Çerçevesi’ örneğinde tasarladığımız gibi çok geniş bir çerçeveden ve COVID-19 sağlık krizinin üniversite öğretim sistemi üzerinde yarattığı olumsuz ve olumlu etkileri bir bütünlük içinde ele alarak yeni kararlar almalarının ve bunları aşamalı olarak uygulamaya başlamalarının önemi açık bir biçimde anlaşılıyor” diye konuştu.

“Dinamik ve karmaşık bir süreç: Etkileri homojen değil …”

Üniversitelerde Online Eğitim-Öğretim Kısa, Orta ve Uzun Vadede Farklı Kesimleri Ne Yönde ve Ne Ölçüde Etkileyebilir? sorusuna yukarıda vurguladığımız tüm taraflar açısından bakılması gerektiğinin altını çizen Prof. Kibritçioğlu, “Bu şekilde ‘Genel Bir Analiz Çerçevesi’ çizebiliriz. Muhtemel etkilerin net büyüklüğü, taraflara ve vadeye göre değişebilecektir. Hiçbir kesimin farklı aşamalarda sadece yarar veya sadece zarar elde etmesi olanaksızdır. Bu dinamik ve karmaşık süreçte politika yapıcıların ve Türkiye’de ayrıca YÖK’ün ‘Yüzde yüz online eğitimden aşamalı olarak çıkış süreci ile ilgili olarak alacakları kararların ve kalıcılaştıracakları yeni eğitim-öğretim sisteminin dayandığı tercihlerin farklı kesimler üzerinde farklı zaman dilimlerinde yaratabileceği etkiler homojen değildir. Sonuçta, söz konusu tercih ve uygulamaların küresel/ulusal sağlık ve ekonomi sorunları ve politikaları ile ilgili uzantılarının da kritik bir öneme sahip olduğunu unutmamak gerekir” dedi.

Online öğretimin, öğretim üyelerine yüz yüze öğretim sistemindeyken pek/hiç kullanmadıkları bazı araç ve yöntemleri kullanmalarını gerektirdiği veya bu yeni imkânı sunduğu için öğrenciler açısından bazı olumlu etkiler yaratabildiğini aktaran Prof. Kibritçioğlu, “Yüz yüze öğretimde kullanılan sunum dosyaları uzaktan öğretimde daha farklı ve etkili dijital öğretim uygulamaları ve bilgisayar paket programları ile desteklenebiliyor ve bu da verilen öğretimin kalitesini, etkililiğini artırabiliyor. Öğrenciler, sadece bu açıdan yaklaşıldığında, dijital ortamda daha iyi ders öğrenebiliyor ve/veya araştırma yapabiliyorlar. Ancak, bu farklılık hem öğrenciler hem de (özellikle) öğretim üyeleri açısından bir uyum maliyetine katlanmalarını gerektiriyor” ifadesini kullandı.

“Dersler daha kısa sürecek şekilde planlanmalı” 

Uzaktan öğretim senkron (canlı online ders) ve asenkron (araştırma-okuma görev ve ödevleri) diye adlandırılan iki ana bileşenden oluşuyor. Senkron derslerin uzun ve yoğun olduğu ölçüde, öğrencilerin dikkati/ilgisi dağılabileceği için, öğretim üyelerinin derslerini daha kısa sürecek biçimde planlamaları ve/veya öğrencilerin dikkatini ve ilgisini canlı tutabilecek ek dijital uygulamalardan yararlanmaları gerektiğini belirten Prof. Aykut Kibritçioğlu, “Öte yandan, öğretim üyelerinin, sınıfta yüz yüze ders verirken ‘yüzlerini’ gizlemeleri ihtimali olmayan öğrencilerini, online derslerde kameralarını kendilerinden açık tutmaya ikna edebilmeleri, derslere ‘sesli’ ve/veya ‘yazılı’ (chat/sohbet) yoluyla aktif katılıma teşvik etmeleri ve ekranda sunum dosyası paylaşımından başka uygulamalara geçerken uğranılan vakit kaybını ve kopukluğu en aza indirecek yöntem ve araçlar bulmaları gerekiyor”  şeklinde konuştu.

“Tıpkı dersliklerde olduğu gibi …” 

Kısa dönemde Türkiye’de uygulanmakta olan uzaktan öğretim yönteminin öğrenciler ve öğretim üyeleri için, “ülke” veya “bir üniversite” genelinde net olarak yararlı veya zararlı/başarısız olduğunu söylemenin çok zor olacağını belirten Prof. Kibritçioğlu, “Çünkü bence ancak uzaktan öğretimde iyi ve doğru yöntemleri uygulayabilen bir öğretim üyesi ile onun yaptıklarına aktif ve canlı katılım ile cevap verebilen öğrencilerin belirli bir ders çerçevesinde bir araya gelmeleri durumunda uygulanan yöntem o ‘ders düzeyinde’ net olarak ‘yarar’ sağlayabilecektir. Tıpkı dersliklerdeki yüz yüze öğretimde de olabileceği gibi, uzaktan öğretimde de verimsiz/başarısız ve öğrenciyi daha iyisini/fazlasını yapmaya/öğrenmeye motive etmeyen ders işleme yöntemleri ile ilgisiz/isteksiz öğrencilik tavrı bir araya geldiğinde, ortaya çıkan sonuç o ders düzeyinde başarısız/yararsız olabilecektir. Bir lisans programı veya üniversitede ne kadar çok derste ilk belirtilen gibi bir öğrenci–öğretim üyesi birlikteliği sağlanabilirse, o program veya üniversitede uzaktan öğretim genelde başarılı olacaktır. Şu anda kısa vadede ülke genelinde üniversitelerdeki bütün çabalar da zaten bu yöndedir” dedi.

“Asenkron çalışmalarda 6-7 soruluk kısa ödevler en etkili yol” 

Türk- Alman Üniversitesi’nde son 7 ayda toplam 3,5 aylık uzaktan öğretim tecrübesini özetleyen İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykut Kibritçioğlu, öğrencilerinin görüş ve tercihlerini de sürekli dikkate alarak bazı sonuçlara ulaştığını belirtti ve şöyle konuştu: “Yaptığım inceleme ve denemeler sonucunda, senkron derslerde (1) sunum dosyası paylaşımı, (2) Almanca anlatımımı öğrencilerin daha rahat takip edebilmeleri için sunum dosyasının altında eşanlı Almanca altyazıları paylaşmayı ve (3) gerektiğinde kısa yazı, şekil ve denklemler için elimde küçük, basit bir beyaz tahta bulundurmayı, varlığından haberdar olduğum ve kısmen test ettiğim diğer bütün şık ve eğlenceli dijital imkanlara kıyasla daha akıcı ve takibi kolay ders verebilmek için en uygun bileşim olduğu sonucuna ulaştım. Asenkron çalışmalar için ise, bütün döneme yayılan toplam altı-yedi soruluk ve farklı teslim tarihleri olan kısa ödevlerin öğrencilerimi dönem sonundaki final sınavlarına kesintisiz biçimde hazırlayacak en etkili yol olduğunu düşünüyorum.”

 Kısa vadede öğrencilerin sağlayacağı faydalar ve uğrayabilecekleri zararlar:

*Online öğrenim yönteminin teknik dezavantajları.

*Ekran karşısında hareketsiz geçirilen vakitte artış.

*Anne-babayla daha çok vakit geçirmenin muhtemel olumsuz (psikolojik) etkisi.

*Öğretim elemanlarına danışma veya bilgi alma açısından yaşanabilecek güçlükler; yüz yüze alınabilecek danışmanlıktan mahrum kalınması.

*Online öğrenim yönteminin pozitif yönlerinden sağlanan teknik yarar.

*Üniversiteye ulaşımda kaybedilen vakitten tasarruf.

*Derslere daha konforlu bir ortamda online katılım imkânı.

*Ev işlerine daha az vakit ayırma imkânı.

*Öğretim elemanlarına danışma veya bilgi alma amacıyla online olarak (görüntülü) ulaşabilmenin kolaylaşması.

Kısa vadede öğretim üyelerinin sağlayacağı faydalar-uğrayabilecekleri zararlar:

*Yeni/ek dijital öğretim yöntem ve programlarına geçişin zaman maliyeti ve yaşanabilecek güçlükler.

*Bazı ek/yeni dijital öğretim olanaklarını kullanmaya kalkışmanın yaratabileceği etkililik ve zaman kaybı.

*Online derslerde öğrencilerin yüzünü göremeden yapılan anlatımın yaratabileceği güçlük ve etki kaybı.

*Öğrencilerin online derslerdeki ilgi ve katılımını sağlamada karşılaşılabilecek güçlükler.

*Sınav güvenliğini sağlamada yaşanabilecek güçlükler.

*Ekran karşısında daha çok vakit geçirmenin fiziki ve psikolojik olumsuzlukları.

*Ders ve araştırma etkinliklerinde öz-disiplini sağlama açısından yaşanabilecek muhtemel güçlükler.

*Ev işlerine ve çocuk bakımına bizzat daha çok vakit ayırma mecburiyeti.

*Ulaşımda vakit kaybından tasarruf ve daha az yorulma.

*Daha konforlu ortamda ders anlatma imkanı

Kısa vadede uzaktan öğretimin olumlu sonuçlar vermesi için, A1-A2+B1-B2+C1-C2+D1-D2+E1-E2 > 0 olmalıdır.

“Covid-19 sağlık krizinin üniversiteler üzerindeki etkisi: Online eğitime uyumun fayda-maliyet analizi” için bir cevap

  1. […] sorularını cevaplamıştım. O söyleşi, 29 Ekim 2020’de şu sayfada yayınlanmıştı: Eğitim Sayfası. Aşağıda, Sayın Karaboğa’nın sorularını ve benim o sorulara verdiğim (ayrıntılı) […]

    Beğen

Covid-19 Sağlık Krizinin Üniversiteler Üzerindeki Etkisi: Online Eğitim-Öğretime Uyumun Fayda-Maliyet Analizi – economics | photography | poetry | blog için bir cevap yazın Cevabı iptal et