Üniversitelerde koronaya karşı ‘quarter’ seçeneği!


Kezban Karaboğa

Korona virüsü eğitim sektörünü derinden etkiledi. Kampüsler, yurtlar kapandı, öğrenciler evlerine döndü, öğrenci kabulleri, yeni kayıtlar sekteye uğradı. Yüz-yüze dersler iptal edildi, bir gecede online eğitime geçildi. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü ya da İngilizce kısaltmasıyla UNESCO verilerine göre korona virüs salgını nedeniyle 153 ülke, ülke genelinde okulların tamamını kapattı, 1 milyarın üzerinde öğrenci geleneksel-yüz yüze eğitim ortamlarından uzaklaştı. Bu yazının yazıldığı, 9 Haziran 2020 tarih ile, dünyada 6 milyon 799 bin 713 kişiye korona virüs teşhisi kondu, 342 bin 540 kişi hayatını kaybetti. Türkiye’de ise 171 bin 121 kişiye teşhis kondu, 4 bin 711 kişi hayatını kaybetti. Salgının henüz kontrol altına alınmamış ve henüz bir aşının bulunamamış olması üniversite yönetimlerini, kampüslerin ne zaman yeniden açılacağı ve bunun nasıl yapılacağı konusunda zor bir kararla karşı karşıya bıraktı.

Üniversiteler 15 Haziran’da akademik takvim belirleyebilecek

Türkiye’de Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üniversitelerin 15 Haziran’dan itibaren akademik takvim belirleyebileceğini açıkladı. İngiltere’nin önde gelen üniversitelerinden Cambridge Üniversitesi 2021 yılı yazına kadar ‘large’ yani amfilerde yapılan büyük sınıf derslerini yüz-yüze yapmayacağını, bu dersleri online olarak yürüteceğini açıkladı. Amerika’da sosyal mesafeyi sağlamak için üniversitelerde ders sayısı ve ders yükününün azaltılması değerlendiriliyor. Öğretim üyelerinin Hybrid yani iki-üç haftada bir kampüste, kalan zamanda online eğitime devam etme konusunda kendilerini hazırlaması gerektiği ifade ediliyor.

Quarter sistemi nedir? Semester’dan farkı ne? 

Dahası üniversitelerde eğitim yılının ‘Semester’ değil ‘Quarter’ sistemiyle yürütülebileceği, derslerin bütün yıla yayılabileceği ifade ediliyor. Semester sistemi, akademik yılı Bahar-Güz olarak ikiye ayırıyor. Quarter sistemi ise Güz-Kış-Bahar-Yaz olarak 4 döneme ayırıyor. Yaz dönemi yani dördüncü çeyrek öğrencilere daha fazla ders alma ve erken mezun olma şansı veriyor. Tipik bir quarter akademik yılı 10 hafta sürüyor, öğrenciler her çeyrekte 3-4 ders alıyor. İki dönemlik semester sisteminin ani değişiklilere uyarlanamadığı fakat çeyreklik sistem ile daha esnek bir akademik takvim tasarlanabileceği belirtiliyor. Örneğin The University of California, Davis (UC Davis), 30 Eylül’de başlayacak güz dönemi dersleri için çeyrek sisteme göre planladığını açıkladı. Johns Hopkins Üniversitesi’nin 1896 yılından bu yana öğrenciler tarafından çıkarılan ‘JH Newsletter’ gazetesinde, ‘Korona sürecinde en mantıklı seçenek ‘quarter’ sistemi’ başlıklı bir yazı yayınlandı.

 

Görüntü 9.06.2020 11.50
Prof. Elgin: “Normalde birçok üniversitede yaz okulu var ama 4-5 ders açılırdı, derslerin hepsi açılmazdı, hatta bazı üniversiteler hiç yaz okulu açmazdı fakat şimdi yaz okulu mutlaka açılır, ana dönemin bir parçası olabilir”

Columbia Üniversitesi’nde 2019-2020 akademik yılında misafir öğretim üyesi olarak çalışan Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Elgin, “Colombia Üniversitesi’nde yaz dönemi resmen fakültelerin yönettiği bir süreç değildir, uzaktan eğitim sürecini yöneten kurum yaz döneminde dersleri doktora öğrencilerine, ek gelir yaratmak isteyen hocalara verdirir, yaz dönemi asıl dönemin parçası gibi görülmez. Güz-Bahar dönemleri vardır fakat korona virüsü nedeniyle rektörlük ‘2021-2022 akademik yılı için Güz-Bahar-Yaz olarak 3 ana dönemimiz olacak. Dönem başına ders ve öğrenci yükünü azaltmak için 3 dönemden de faydalanacağız’ dedi. Bu kararı kesin olarak aldı” ifadesini kullandı.

“Erken başlamak avantaj olabilir!”

Türkiye’de de yaz okulu uygulamasının olduğunu belirten Prof. Elgin, “Normalde birçok üniversitede yaz okulu var ama 4-5 ders açılırdı, derslerin hepsi açılmazdı, hatta bazı üniversiteler hiç yaz okulu açmazdı fakat şimdi yaz okulu mutlaka açılır, ana dönemin bir parçası olabilir. Derslerin bir kısmı buraya kaydırılabilir. Dört döneme yayılabilir. Bu esnekliğin sağlanması lazım. Amerika’da bazı başka üniversiteler de ‘Semester’ yerine ‘Quarter’ sistemine geçelim diyor. Dersler quarterlar’da verilir, bütün yıla yayılabilir. Erken başlamak bir avantaj olabilir, çünkü Ağustos’ta-Eylül’de yani sıcak ortamda hastalığın daha az yayılacağı konuşuluyor. Ekim’de salgın yeniden başlasa bile, ‘İlk quarter öğrencilerin kampüste kalmasını sağlarız, ondan sonra uzaktan eğitime geçeriz’ deniyor” şeklinde konuştu.

“Üniversiteler 2008 krizinden daha büyük talep şoku ile karşı karşıya!”

Amerika’da üniversitelerin 2008 krizinden daha büyük bir talep şoku karşı karşıya kalabileceğini belirten Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Elgin, “Üniversiteler 2008 krizinde de böyle sarsılmıştı, şu an yaşadığımız krizin 2008 krizinden daha büyük bir şok olduğunu söyleyebilirim. Normalde Amerika’da üniversiteler hem yurt harcamaları hem kantin harcamalarından gelir elde ediyorlar. Buradan elde ettikleri geliri kaybettiler, birçok üniversite Eylül ayı için hedeflediği kontenjanı tutturamadı, lise öğrencileri arasında, ‘Gap Year*’ dalgası yayılıyor gibi gözüküyor. Finansal piyasalar çökünce, ‘College fund*’ların değeri de azaldı. Amerika’ya yurtdışından özellikle Çin’den çok sayıda öğrenci okumaya gidiyor. Fakat korona virüsü nedeniyle Amerikan konsoloslukları, elçilikleri kapalı; yabancı öğrencilerin vize alıp almayacağı belirsiz. Bu öğrenciler de gitmezse Amerika’da üniversiteleri karşılayacak olan ciddi bir talep şoku var” diye konuştu. Korona virüsten bağımsız olarak Türkiye’de de bazı üniversiteler ve Kıbrıs’taki üniversiteler maddi açıdan zorluk yaşıyorlar ve kontenjan doldurmakta zorlanıyorlardı. İktisadi kriz sürecine ek olarak Covid-19 sürecinin yarattığı belirsizlik de eklenince; bu durum ailelerin çocuklarını özel üniversiteye gönderip göndermeme kararlarını etkileyecektir. Dolayısıyla Türkiye’deki vakıf üniversitelerine talepte ciddi bir düşüş olacağı olası görünüyor. Bütçeleri ucu ucuna gelen vakıf üniversitelerinin zorluk yaşayabileceğini düşünüyorum” dedi.

——

pexels-photo-256395
“Amerika’da üniversiteler hem yurt harcamaları hem kantin harcamalarından gelir elde ediyorlar. Buradan elde ettikleri geliri kaybettiler, birçok üniversite Eylül ayı için hedeflediği kontenjanı tutturamadı, lise öğrencileri arasında, ‘Gap Year*’ dalgası yayılıyor gibi gözüküyor.”

*Gap Year: ‘Boşluk yılı’ olarak ifade ediliyor. Gap year, bireyin dünyayı gezebilmek, yeni diller öğrenebilmek, gönüllü çalışmalar için olağan hayatına- örneğin üniversiteye yaklaşık 1 yıla ara vermesi.

 *College Fund: Amerika’da aileler çocuklarının üniversite eğitimi için bebeklikten itibaren banka ya da fonda bir birikim hesabı tutuyorlar.

“Üniversitelerde koronaya karşı ‘quarter’ seçeneği!” için bir cevap

  1. […] eğitimin tüm yıla yayılabileceği konusunda yazılar yazmıştım. Bunlardan bir tanesi, “Üniversitelerde koronaya karşı Quarter seçeceği” başlıklı yazım idi. Sizce bu seçenek bundan sonraki yükseköğretim sistemi için […]

    Beğen

Covid-19 Sağlık Krizinin Üniversiteler Üzerindeki Etkisi: Online Eğitim-Öğretime Uyumun Fayda-Maliyet Analizi – Aykut Kibritçioğlu için bir cevap yazın Cevabı iptal et