Nedir bu ‘baz puan’, ne anlama geliyor?

close up photo of monitor

Merkez Bankası faiz kararlarını takip ediyoruz; indirecek mi, sabit mi bırakacak? izliyoruz. Mesela, ne oluyor? Dün yani 18 Kasım 2021’de olduğu gibi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK-Kurul) politika faizinde 100 baz puan indirim yapıyor; politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 16’dan yüzde 15’e indiriyor.
Görünen o ki finansal okuryazarlık işi gerçek oluyor. Peki, tam olarak nedir bu baz puan (Basis Point) ? Ne anlama geliyor? Politika faizi nedir? Gelin, bizzat Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yaptığı tanımlar ile bu sorulara cevap verelim.
TMCB Terimler Sözlüğünde, bankanın kendi tanımıyla baz puan, faiz oranlarındaki değişimi ifade eden bir ölçüm birimidir. Virgülden sonraki dördüncü haneye karşılık gelir (0,0001). Örneğin faiz oranının %5,25’den %6,75’e yükselmesi durumunda 150 baz puanlık bir artış söz konusudur. Diğer bir deyişle 100 baz puanlık değişim %1’lik değişime karşılık gelmektedir.
Kısaca ifade etmek gerekirse baz puan, değişimleri genellikle yüzdelik veya daha düşük birimlerdeki faiz oranlarını veya iki farklı getiri oranını karşılaştırmak için kullanılır.
Peki, politika faizi nedir?
Merkez bankalarının resmi faiz oranları yoluyla para arzı ve kısa vadeli faiz oranları üzerinde kontrol yeteneği vardır. Merkez bankaları, bankaların ihtiyaç duyduğu likiditeyi sağlamak için bankalara verdiği kısa vadeli borçların ve fazla likiditeyi çekmek amacıyla yaptığı borçlanmanın faiz oranlarını kendisi belirler. Merkez bankaları bu faiz oranını belirleyerek iktisadi faaliyet ve fiyatlar genel seviyesini etkilemeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle bu faiz oranına politika faiz oranı denilmektedir. Merkez Bankasının kullandığı politika faiz oranı, bir hafta vadeli repo işlemlerinde uygulanan faiz oranıdır. 
Politika faizlerine ilişkin kararlar Para Politikası Kurulu (PPK) tarafından alınır. Faiz kararları alınırken, orta vadeli bir bakış açısıyla, gelecek dönem enflasyon görünümüne odaklanılır. Ayrıca, dışsal şokların enflasyon üzerindeki geçici etkilerine anında tepki verilmemesi ve orta vadeli hedeflere vurgu yapılarak politika tepkisinin zamana yayılması ilkesi benimsenir. 
PPK faiz kararı alırken, toplam arz-talep dengesi, maliye politikasına ilişkin göstergeler, parasal göstergeler ve kredi büyüklükleri, ücret, istihdam, birim maliyet, verimlilik gelişmeleri, kamu ve özel sektör fiyatlama davranışları, enflasyon beklentileri, döviz kurları ve bunları etkileyebilecek gelişmeler, olası dışsal şokların analizi ve Merkez Bankası bünyesindeki ekonomik tahmin sisteminden elde edilen projeksiyonları içeren geniş bir bilgi kümesinden yararlanılır.
Kaynak: Merkez Bankası

Yorum bırakın