Covid-19 küresel salgınının en fazla etkilediği sektörlerin başında eğitim dolayısıyla okullar geliyor. Eğitimde tüm süreçler gözden geçirilerek yeniden tanımlanmak zorunda. Okulda bir gün nasıl geçecek? Sınıf mevcutları, oturma düzeni nasıl olacak? Öğrencilerin evden alınıp okulun kapasına gelinceye kadar olan süreç, sınıfta ders işleme süreci ve elbette yemek araları, teneffüsler…
Tüm bu süreçlerin yeniden tanımlanması gerekiyor. Bu yüzden veliler, öğrenciler ve tabii eğitimdeki tüm aktörlerin en fazla merak ettiği konuların başında küresel salgın sonrası süreçte bizi nasıl bir kampüs ve sınıf ortamı bekliyor konusu geliyor. Temel soru ise şu: Okulların bir pandemi planı var mı?
Kurucularının tamamı eğitimcilerden oluşan Özel Yeşeren Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Onur Paydaş ile pandemi süreci ve sonrasında eğitimi konuştuk.
“Ortak kullanım alanlarını ‘ortak’ kullanma fikrinden uzaklaşalım!”
Teması en aza indirmek için ortak kullanım alanlarının ve materyallerin ortak kullanılması fikrinden bir süre uzaklaşmak gerektiğini aktaran Paydaş, “ Biz ‘Önce Sağlık Sonra Eğitim-Hedef Sağlıklı Eğitim’ anlayışı ile tüm eğitim-öğretim faaliyetlerimizi yeni normale göre düzenledik. Önlemler okul kapısında değil servis kapısında başlıyor. Pandemi sürecinde sınıf mevcutlarının yanı sıra sınıf gruplarının farklı zamanlarda hareket etmesini sağlıyor olabilmek gerekiyor. Yani okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselilerin okul içerisinde farklı zamanlarda teneffüslere çıkması, yemek yemesi, farklı alanlarda oyun oynaması veya dinlenmesi gibi. İki kişilik servis koltuğunda tek öğrenci, dört kişilik yemek masasında iki öğrenci oturtmayı planlıyorsanız servislerde maliyeti, yemekhanede de yemek süresini ve içeriğini iyi planlamanız gerekiyor” dedi.

‘Sınıf mevcudunu 16-18 bandına çekeceğiz’
Sınıflarında sosyal mesafe dönemine geçtiklerini belirten Paydaş, “Pandemi sürecinde sosyal mesafe kuralının uygulanabilmesi için resmî okulların ikili eğitime geçmesi bir zorunluluk gibi görünüyor. Ancak özel okulların ikili eğitime geçmek durumunda kalması özel okul olmanın tüm albenisini ortadan kaldırır. Buna pek ihtimal vermiyoruz. Çünkü velilerin bütün imkanlarını seferber ederek özel okulları tercih etmesinin önemli bir nedeninin tam gün eğitim verilmesi olduğunu biliyoruz. Biz sınıflarımızda sosyal mesafe dönemine geçiyoruz. Sınıf mevcudunu 20-22’den 16-18 bandına çekmek üzere hazırlıklarımızı yapıyoruz. Sınav grupları hariç bunun altında bir mevcutla ne resmî ne de özel okullar başa çıkabilir” diye konuştu.
‘Tekli oturma düzeni, tek kullanımlık çatak bıçak!’
Öğrencilerin okula ulaştırılmasından, okulda geçirecekleri süreler, ders-sınıf saatleri, teneffüs- yemek molaları merak konusu… Peki nasıl olacak? Onur Paydaş şöyle anlattı: “Öğrenciler evden çıkarken maskesini takacak; servise binerken ateşleri ölçülecek ve eller dezenfekte edilecek. Servilerimizde öğrencilerimiz sosyal mesafe korunarak, her gün aynı koltuğa oturacak ki bulaş durumunda temas takibi yapılabilecek. Servisten öğrencilerimiz sosyal mesafeyi koruyarak inecek ve okula girişler tüm sınıf grupları için farklı kapılardan yapılacak. Okula kendi olanakları ile gelen tüm öğrencilerin ateşleri ölçülecek ve elleri dezenfekte edilerek okula alınacak. Ateşi 37.5 derecenin üzerinde olan öğrenciler revire yönlendirilerek gerekli süreç başlatılacak. Sınıflarımızda sosyal mesafenin korunduğu tekli oturma sistemi ile ders işlenecek ve derste maske kullanımına dikkat edilecek. Öğrencilere pedagojik yaklaşımla hastalıktan korunma önlemleri sıkça hatırlatılacak. Yemek salonlarımızda öğrencilerimiz sosyal mesafeyi koruyarak ve her gün aynı yere oturarak yemeklerini yiyecek tek kullanımlık çatal- bıçak ve malzemeler kullanılacak. Yemekten önce-sonra ellerin yıkanması sağlanacak. Tüm sınıflarda dezenfektan bulundurulacak. Oyun alanları ve teneffüs saatleri farklılaştırılarak çok fazla sayıda öğrencinin bir araya gelmesi engellenecek. Sınıflar ve servisler gün sonunda dezenfekte edilecek.- Sınıflara, koridorlara, yemek salonu ve diğer kullanım alanlarına salgınla ilgili uyarı ve bilgilendirmeler asılacak. Tüm bu önlemler gelişmelere göre güncellenebilecek.”
‘Bayraklı kampüs yatırımı devam ediyor!’
Özel Yeşeren Okulları yerel bir k12 okulu. Tamamı eğitimcilerden oluşan İzmirli bir grup. 2008 yılında Tilda Etüt Merkezi olarak Onur Paydaş (Fizik Öğretmeni), Recep Karasu (Matematik Öğretmeni), Rıza Hançer (Matematik Öğretmeni) tarafından Bornova merkezde bulunan tarihi köşkte kuruldu. Eğitim faaliyetlerini 2015 yılına kadar dershane olarak sürdürdü. Türkiye’de 2015 yılında eğitim sisteminin değişmesiyle yoluna özel okul olarak devam etmeye karar veren kurum isim değişikliğine gitti ve 2015 yılında Özel Yeşeren Okulları Tilda Eğitim Kurumları olarak Millî Eğitim Bakanlığına bağlı özel okul statüsü kazandı ve sonrasında 2016 yılında okul öncesi ve ilkokul bölümünün Evka-3’teki yeni kampüsünde faaliyete geçmesiyle birlikte, İzmir’de yerel bir k12 okul olarak eğitim sektöründeki yerini aldı. Liseden ilk mezunlarını 2016 yılında verdi. 2018 yılında Bornova merkez kampüsünün içinde Fen Lisesi açıldı ve 9. sınıfına ulusal sınav sonuçlarına göre öğrenci kabul etmeye başladı. Paydaş, “Bayraklı kampüsümüzdeki yatırımın tamamlanması ile 2020-2021 öğretim yılında eğitim öğretim faaliyetlerimizi Bayraklı kampüsümüzde sürdüreceğiz” dedi.

Yorum bırakın