“Vakıf Üniversiteleri için kış geliyor!”


pexels-photo-356065.jpeg
Amerika’da birçok üniversite Eylül ayı için hedeflediği kontenjanı tutturamadı, lise öğrencileri arasında ‘gap year’ yani eğitime 1 yıl ara verilmesi olarak bilinen ‘boşluk yılı’ algısının yayıldığı ifade ediliyor.
 Kezban Karaboğa / egitimsayfasi.org

Korona virüs tüm sektörlerde olduğu gibi eğitim sektöründe de tüm denklemi değiştirdi. Akademisyen, öğretmen, öğrenci, yönetici; tüm aktörler açısından zor, belirsiz; yeni bir süreç başladı. Sınav tarihleri değişti, akademik takvim altüst oldu. Dersler-sınavlar online ortama taşındı. İngiltere’nin önde gelen üniversitelerinden Cambridge Üniversitesi 2021 yılı yazına kadar ‘large’ yani amfilerde yapılan büyük sınıf derslerini yüz-yüze yapmayacağını, bu dersleri online olarak yürüteceğini açıkladı. ABD’nin en büyük üniversite sistemi California State Üniversitesi güz döneminde çevrimiçi eğitim uygulayacağını açıkladı fakat okulların büyük bir kısmı hala kararsız. Belirsizlik ortamında Amerika’da birçok üniversite Eylül ayı için hedeflediği kontenjanı tutturamadı, lise öğrencileri arasında ‘gap year’ yani eğitime 1 yıl ara verilmesi olarak bilinen ‘boşluk yılı’ algısının yayıldığı ifade ediliyor. Amerika’ya yurtdışından, özellikle Çin’den pek çok öğrenci okumaya gidiyor. Konsolosluk ve elçilikler kapalı; öğrenciler vize alamadı. Dolayısıyla Amerika’da yüksek öğretim sistemi hem iç hem de dış talepte büyük bir şok ile karşı karşıya kaldı. Amerika’nın ilk özel araştırma üniversitesi John Hopkins Üniversitesi, gelecek mali yıl için net 375 milyon dolar zarar beklediğini açıkladı; en büyük gelir kaybı hastane gelirlerinden, bunu öğrenci gelirleri izliyor. Devlet, Amerikan üniversiteleri için 14 milyar dolarlık bir destek paketi açıkladı fakat üniversite yöneticileri desteğin en az 50 milyar dolar olması gerektiğini belirtiyorlar. Peki, üniversiteler açısından iktisadi kriz ve korona virüsü sürecinin getirdiği belirsizlik nasıl aşılacak? Bu sürecin Türkiye’ye yansımaları ne olur? Neler yapılabilir? MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut ile konuştuk.

Öğrenci gelirlerinin Amerikan üniversitelerinin temel gelir kaynağı olduğunun altını çizen Prof. Erkut, “Her üniversite gelir kaybı yaşayacaktır. Bu kayıp uluslararası öğrenciler ile kısıtlı da değil, Amerikalı öğrencilerin önemli bir kısmının 1 yıl eğitime ara vermesi bekleniyor.  Üniversitelere verilen devlet desteği öğrenci sayısı ile orantılı olduğundan, bu destek de azalacak. Büyük fonları olan üniversiteler ekonomik kriz nedeniyle fonlarının küçüldüğünü görecekler. Sonuç olarak her üniversite önemli bir varlık ve gelir kaybı yaşayacak. Büyük ve zengin okullar bu krizi atlatırlar, fakat küçük yerel üniversitelerin bazıları kapılarını kapatmak zorunda kalabilirler” dedi.

Yabancı öğrenci hareketliliğindeki yavaşlamanın Türk üniversitelerini de kısa vadede olumsuz etkileyebileceğini belirten Prof. Erkut, “Eğer üniversitelerimiz nitelikli ve etkin çevrimiçi eğitim verebilirler ise orta vadede bu etki olumluya dönüşebilir” diye konuştu.

Ekonomik kriz ve istihdam sorunu …

Bu yıl 3 nedenden dolayı üniversite talebinde azalma beklediğini belirten Prof. Erkut, “Ekonomik kriz nedeniyle bazı öğrenciler üniversiteyi ertelemek zorunda kalabilirler, istihdam sorunu nedeniyle bazı öğrenciler eğitimlerini dondurma kararı alabilirler ve verilen çevrimiçi eğitimi yetersiz bulan öğrenciler üniversiteyi erteleme veya dondurma kararı alabilirler. Korona virüsün yaratabileceği gelir kaybının yanı sıra gelirleri azaltan ve giderleri artıran yeni kanun ve uygulamalar da bu yıl vakıf üniversitelerini iyice zora sokacak. Bazı barajlar yükseltildi, tam burslu öğrenci oranı yükseltildi, birçok programda zorunlu öğretim üyesi sayısı artırıldı, öğretim üyesi maaşlarına alt sınır getirildi ve gelirlerin bir kısmının bir fona aktarılması gerekliliği getirildi. Vakıflar için kış geliyor” yorumunda bulundu.

“Bazı bölümlerde kapanma beklenebilir!”

Birçok vakıf üniversitesinin öğrenci gelirleri ile ayakta durduğunu ifade eden Prof. Erkut, “Bu üniversiteler azalan gelirler ile baş edebilmek için giderlerini de azaltmak zorunda kalacaklar. Bunun sonucu bazı öğretim üyelerinin işlerini kaybetmesini, bazı bölümlerin kapanmasını bekleyebiliriz. Türkiye’de üniversite kanunu nedeniyle üniversite birleşmesini veya açıkça satılmasını olası görmüyorum. Bazı vakıf üniversiteleri el altından el değiştirebilir. Bir üniversitenin el değiştirdiğinin en bariz göstergesi mütevelli heyetinin değişmesidir. Beklentim, bahsettiğiniz türden bir alım/satım hareketliliğinin üniversiteden çok özel okullarda (ilk-orta-lise) olması” dedi.

 

 

Yorum bırakın