
Bu yaz devlet okullarında özel sınıf tartışması çokça yapıldı. Devlet okullarında öğretmen çocuklarına, yüksek gelirli ailelerin çocuklarına özel ayrı sınıflar oluşturulduğu, bu sınıfların fiyatlarının 10 bin liraya kadar çıktığı yazıldı. ‘Normal’ ve ‘özel’ sınıf ayrımının arkasında şu düşünce yatıyor: Aileler çocuklarının küçük, daha az mevcutlu sınıflarda okumasını istiyor çünkü böyle olunca başarının artacağını düşünüyorlar. Gerçekten öyle mi? Gerçekten sınıf mevcudu, sınıf büyüklüğü başarıyı ne kadar etkiliyor? Şöyle: Mevcudu az sınıflar genelde artan başarı ile ilişkilendiriliyor fakat kanıtlar durumun evrenselden uzak olduğunu ortaya koyuyor. IZA-Çalışma Ekonomisi Enstitüsü’nden Christopher Jepsen’in çalışmasına göre çok Amerika ve Avrupa’daki ilkokullarda yapılan çok sayıda ekonomik araştırma sınıf büyüklüğü ile öğrenci başarısı arasında bir ilişki olduğunu ortaya koysa da başka birkaç nitelikli çalışma bu ikisi arasında hiçbir ilişki olmadığını gösteriyor.
Sınıf küçültmek maliyetli
Küçük sınıfların maliyet ve faydaları üzerine yapılan deneysel araştırmalar özel ders, erken çocukluk eğitimleri veya öğretmen kalitesini arttırma gibi eğitim politikası araçlarının başarıyı artırmada daha iyi yatırımlar olduğunu gösteriyor. Üstelik sınıfları küçültmek, daha iyi sonuçlar elde edilebilecek diğer eğitim politikalarına göre oldukça pahalı bir politika reformu. Diğer yandan pek çok çalışma sınıf büyüklüğü ve başarı ilişkisine sadece ilkokul düzeyinde odaklanırken, ortaokul ve lise düzeyinde bu etkinin ne olduğu hakkında çok az bilgi var. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde birçok okulda sınıfları küçültme politikası, yüksek öğretmen devamsızlığı gibi daha temel zorluklara sahip olmaları nedeniyle başarıyı artırma olasılığı düşük politikalar olarak gözüküyor.
Sadece daha popüler diye …
Daha küçük, özel sınıflarda ders yapmak aileler, öğretmenler ve politika yapıcıların gözünde daha popüler bir eğitim politikası aracı. Bununla birlikte araştırmalar çoğu durumda, sınıf büyüklüğünün azaltılmasının öğrenci başarısında ‘mütevazı’ artışlara yol açtığını gösteriyor. Christopher Jepsen araştırmasında şu son mesajı veriyor: Eğitim politikası uygulayıcıları sınıfları küçültmenin maliyetli olduğunun ve başarıyı garantilemediğinin, bunun öğrenci başarısını artırmada kullanılan araçlardan sadece bir tanesi olduğunun farkında olmalı diyor.

Yorum bırakın